SOYANIN BURUK H�KAYES�

Anavatan� �in ve Japonya gibi Uzakdo�u Asya �lkeleri olan Soya, yakla��k 5000 y�l �ncesine kadar uzanan tar�m�yla, o b�lge insan�n�n pirin�le birlikte en temel iki besininden biri olagelmi�. Bug�n D�nya �zerinde �retimi yap�lan en �nemli 6-7 bitkisel �r�nden birisi olmas�na ra�men, soya 100 y�l �ncesine kadar Uzakdou d���nda pek tan�nmayan bir �r�nd�. 20. y�zy�l�n soyan�n alt�n �a�� oldu�unu s�ylemek fazla abartma olmasa gerek.�mparatorun, soya ekimlerinin ba�lama t�renlerine kat�ld��� �in�de, insanlar�n soyaya, �Tanr� bitkisi, kutsal bitki, do�unun kemiksiz eti ya da �reyen alt�n� gibi isimler vererek vazge�ilmezli�ini vurgulamalar� yan�nda, bir �ok eski �in t�p kitab�nda soyan�n ila� olarak karaci�er, mide ve b�brek rahats�zl�klar�nda kullan�ld��� ya da cilt g�zelli�i ve sa� parlakl��� amac�yla tavsiye edildi�i biliniyorsa da, bat�l�lar�n bu bitkiyle tan��mas� �ok ge� olmu�.1690�larda iki y�l Japonya�da ya�ayan Alman botanik�i Kaempfer, d�n���nde soyay� ilk kez Avrupa�ya g�t�ren ki�i olmu�. 1740�da misyonerlerin yollad��� tohumlar Paris botanik bah�esinde ekilmi�, �ngiltere�ye ise 1790�da girmi�. ABD�deki soya �al��malar� da ilk kez 1804�de ba�lamas�na ra�men, 1854�de getirtilen Japon �e�itleriylebelli bir at�l�m yap�lm�� ve 1898�de Tar�m Bakanl���n�n ilk ciddi tan�t�m� ger�ekle�mi�. 1919-1924 y�llar�nda 8 eyalette birden ba�lat�lan soya ekimleri, �e�itlerin ve tar�mda makinele�menin artmas� sayesinde b�y�k miktarlara ula��nca, soya sanayinin kurulmas� ve ticaretinin yayg�nla�mas� da gecikmemi�. �yle ki, daha 1944�de, yakla��k 400 milyon dolarl�k bir soya end�strisinin varl��� tespit edilmi�. 1936�da Chicago�da kurulan soya laboratuarlar� ve sanayi tesisleri, soya tar�m�n�n bug�nk� dev boyutlara ula�mas�n� sa�lam��. Son y�llarda 140-145 milyon ton seviyelerine ula�an soya �retimi i�inde ABD�nin pay� % 50 oran�nda olup, D�nya soya ticaretindeki ilk yerini korumaktad�r. Yine son 20-25 y�lda yapt�klar� b�y�k atakla 2. ve 3. s�ray� alan Brezilya ve Arjantin de soya ihracat�ndan �nemli miktarda paralar kazanma durumuna gelmi�lerdir. Oysa, bu iki �lkeyle hemen hemen ayn� d�nemlerde soyan�n fark�na vararak, projelerle �retimini yayg�nla�t�rmaya kalk��an �lkemizin elde etti�i sonu�, olduk�a �z�nt� verici bir tablo �izmektedir.

T�rkiye�de Soya

 �lkemize giri�i, 1. D�nya sava�� sonras�na rastlayan soyan�n, baz� kaynaklara g�re ilk kez, yeni kurulan Turhal �eker fabrikas�nda Almanlarla birlikte, pancarla ekim n�betine girmek �zere denenmesi ve o civarda yay�lmas�, �orum fasulyesi ad�yla tan�nmas�n� sa�lam�� ve daha sonra Karadeniz b�lgesinde yayg�nla�arak 10-12 bin tonluk seviyeye ula�an �retimi gelecek i�in �mit vaat eden bir durum sergileyince, Polonyal� bir firmaya ihale edilen �al��mayla, Ordu ilinde S�merbank Soya Sanayi Tesisleri kurulmu�, ancak hi�bir zaman yeterli kapasiteyle �al��ma �ans� bulamayan fabrika, f�nd�k ve di�er ya�l� tohumlar�n i�lenmesi yoluyla as�l amac�n� a�an bir i�leve sahip olmu�tur.Karadeniz�de m�s�r ve fasulye kar��s�nda uygun bir pariteyle rekabet etme �ans� bulamay�nca soyan�n geli�mesi istenen seviyelerde olamam�� ve �retim 1970�li y�llar�n sonunda 2000 tona kadar d��m��. Zaten, ya�an�lan d�nemin estirdi�ir�zgarlar�n etkisiyle, baz� bilim adamlar�n�n siyasi tav�rlarla soyan�n �n�n� kesmek istemesi ve � Bizden g�zelim zeytinya��n� alan Amerika�n�n, k�t� soya ya��n� yine bizlere satmaya kalk��t���n� � �ne s�rerek engellemeye �al��malar� yeterince etkili olmu� ki, uzun y�llar boyunca soya ithalat� da, soya �retimi de yerinde saym�� veya gerilemi�.1973-74 y�llar�nda, �ukurova B�lgesinde yo�un beyaz sinek zarar�ndan etkilenen pamuk �retimine alternatif olabilecek yeni �r�nler aran�rken, soyan�n 2. �r�n olarak �retimi g�ndeme gelince, Tar�m Bakanl��� bu konuya daha ciddi yakla��mlar getirmi� ve yurt d���ndan temin edilen birka� soya �e�idi .b�lge �ift�isine da��t�larak soya �retimine h�z verilmi�. Ancak, ba�lang��taki acil tedbirlerle yetinilen �al��malardan istenen sonu� al�namay�nca, daha kapsaml� bir hedef �izilerek; o d�nemde ortaya ��kan bitkisel ya� a����n� kapatmak ve geli�en hayvanc�l���m�z�n yem ihtiyac�n� kar��lamak �zere Tar�m Bakanl���nca 1981 y�l�nda uygulamaya konulan, �lkesel 2. �r�n Ara�t�rma Yay�m>  Projesi kapsam�nda y�r�rl��e giren projeler ve sa�lanan te�viklerle soya �retiminde k�sa s�rede �nemli art��lar elde edilmi�tir.

T�rkiye'de Soya �retiminin Geli�me Durumu
Y�llar Ekim Alan� (Ha) �retim (ton) Verim (Kg/Da)
1981 17.000 15.000  
1984 28.000 60.000  
1987 112.000 250.000  
1990 74.000 162.000  
1993 26750 63.000  
1996 20449 50.000  
1998 23.000 60.000  

Projeli �al��malar�n ilk 6-7 y�l�nda soya �retimi 15 bin tondan 250 bin tona ve ekim alan� da 17 bin ha.�dan 112 bin ha.�a ��km��t�r. K�sa s�rede soya �retiminde ya�anan 15-16 katl�k bir art��a kar��l�k,  izleyen y�llarda ortaya ��kan �e�itli olumsuzluklar�n etkisiyle �retim ayn� h�zla ini� s�recine girmi�tir. �retimdeki ini� ��k��lara ra�men, proje s�resince verim de�erlerinin istikrarl� bir �ekilde art�� g�stermi� olmas�, s�k�nt�n�n verim d���kl���nden kaynaklanmad���n� belgelemektedir. Kald� ki;1. �r�n ekili�lerine g�re % 25-30 daha d���k verim veren 2. �r�n ekimlerinin a��rl�kl� oldu�u T�rkiye�de soya veriminin �nemli �retici �lkelerin bir�o�unun verim de�erlerinden daha iyi durumda olmas�, �ift�ilerimizin soya tar�m�n� arzulanana yak�n d�zeyde yapt���n� i�aret etmektedir. O halde, �retimdeki gerilemenin ger�ek sebepleri nelerdir? Projeli y�llar�n ba�lang�c�nda bir�ok kamu ve �zel sekt�r kurulu�u soya al�m� ve de�erlendirmesinde i�birli�i i�inde sorumluluk payla��rken, son d�nemde �ukobirlik d���nda ciddi bir al�c� kurumun kalmamas� ve bu kurumun da maddi imkans�zl�klar nedeniyle d���k fiyat a��klama ve sadece ortaklar�ndan soya al�m� yapma zorunlulu�u ile kar�� kar��ya kalmas� nedeniyle, �reticiler �r�n�n� satabilece�i sa�lam pazarlar bulma imkan�ndan mahrum bulunmakta ve soyadan ka�maktad�r. �lkemiz, 1998 y�l�nda, 101 milyon dolar� soya ya�� ve 79 milyon dolar� da soya tohumu ya da k�spesi olmak �zere toplam 180 milyon dolarl�k yani bug�nk� fiyatlarla yakla��k 120 trilyon liral�k soya �r�nleri ithalat� yapm��t�r ( Kaynak : Ya� Der.-1999). Oysa, bu topraklar soya �retimi i�in olduk�a uygundur ve y�llard�r kapat�lamayan ya� a����m�z� gidermek yan�nda, kanatl� hayvanlar yemine % 25 oran�nda kat�lmas� durumunda 500 000 tonluk k�spe ihtiyac�n� hele yerli �retimle kar��lamak �lke ekonomisine b�y�k oranl� katk�lar yapacakt�r. �stelik, Avrupa Birli�i uzmanlar�n�n GAP b�lgesine yapt�klar� teknik geziler sonras�nda, y�lda 15 milyon tonluk soya ithalat� yapan AB �lkeleri i�in, bu b�lgede �retilecek soya �r�n�n�n ABD�den al�nana g�re fiyat bak�m�ndan daha tercih edilebilir bulunaca��n� bildirmeleri, soya �retimine verilmesi gereken �nemin iyi bir g�stergesi olmaktad�r.T�rkiye i�in oldu�u kadar, �ukurova B�lgesi i�in de tam anlam�yla bir �vey evlat pozisyonuna itilmi� olan soyan�n tekrar ilgi g�rmesi ve 200�den fazla kullan�m alan�na girdi�i sanayisinin �lkemizde de geli�mesi i�in sanayicilerimizin gereken ilgiyi g�stermesi, ithalat yerine yerli �retimin tercih edilmesini sa�layacak fiyat dengesi yan�nda, ithalat� cazip olmaktan ��kar�c� tedbirlerin al�nmas� da pazarlama imkanlar�n� artt�racak ve bu durum �ift�inin soyay� yeniden tercih etmesini m�mk�n k�lacakt�r.Nitekim, ge�en y�l al�mlarda uygulanan prim sistemi �reticilerin dikkatini yine soyaya y�neltmi� ve tohumculuk a��s�ndan haz�rl�ks�z yakalan�lmas�na ra�men �ok yo�un bir soya ekme iste�i ortaya ��km��t�r. Bu y�l da, �ukobirlik�in a��klad��� 150 bin liral�k taban fiyat� ve 8-9 centlik prim uygulamas�yla 200 bin liray� a�an bir soya fiyat�na ula��laca�� anla��lm��t�r ki, m�s�ra kar�� 2.0-2.1 oran�nda bir parite d�zeyinin yakalanaca�� bu durumda, gelecek y�llar ad�na �ukurova �ift�isinin soyaya tekrar y�nelmesi s�rpriz olmayacakt�r. Buna bir de, de�i�ik sanayi tesislerinin soya al�m� yapmas� gibi bir geli�me de eklenecek olursa, ki Ad�yaman�da ilk soya entegre tesislerinin kurulmakta oldu�u yolunda baz� duyumlar kulaklara ula�makta ve ba�ta unu ve ya�� olmak �zere �e�itli soyal� �r�nlerin yerli �retim soyayla �retilmesi durumunda, ister ya� a����n�n kapat�lmas�, isterse hayvanc�l�k sekt�r�n�n ya da insan g�das� olarak kullan�m� olsun, soyadan beklentiler kolayca kar��lanm�� olabilecektir.

Bir Soya Masal�

Bir varm��, bir yokmu�. Evvel zaman i�inde, g�n�m�zden 5 bin y�l kadar �nce, Man�urya denen diyarda, Soya naml� bir bitki ya�arm��. Bu bitkinin anavatan� �in ve Japonya gibi Uzakdo�u Asya �lkeleriymi� ve o b�lge insan�n�n pirin�le birlikte en temel iki besininden biri olarak tan�n�rm��. �inliler i�in o kadar �nemli bir �r�nm�� ki; imparator bile soya ekimlerinin ba�lama t�renlerine kat�l�rm�� ve insanlar soyaya, �Tanr� bitkisi, kutsal bitki, do�unun kemiksiz eti ya da �reyen alt�n� gibi isimler vererek vazge�ilmezli�ini vurgulamaktaym��lar. D�nyan�n di�er k��elerindeki insanlar bu konudan habersiz olsa da, �inliler ve Japonlar bir �ok eski t�p kitab�na da yazd�klar� gibi, soyay� ila� olarak karaci�er, mide ve b�brek rahats�zl�klar�nda kullanm��lar ya da cilt g�zelli�i ve sa� parlakl��� amac�yla tavsiye etmi�ler. Binlerce y�l ayakta uyuyan bat�l�lar�n bu bitkiyle tan��mas� ise ancak 18. y�zy�lda s�zkonusu olabilmi�. 1690�larda iki y�l Japonya�da ya�ayan Kaempfer adl� bir Aman botanik�i �lkesine d�n���nde soyay� ilk kez Avrupa�ya g�t�ren ki�i olmu�. 1740�da misyonerlerin yollad��� tohumlar Paris botanik bah�esinde ekilmi�, �ngiltere�ye ise 1790�da girmi�.ABD�deki soya �al��malar� da ilk kez 1804�de ba�lamas�na ra�men, 1854�de getirtilen Japon �e�itleriyle belli bir at�l�m yap�lm�� ve 1898�de Tar�m Bakanl���n�n ilk ciddi tan�t�m� ger�ekle�mi�. 1919-1924 y�llar�nda 8 eyalette birden ba�lat�lan soya ekimleri, �e�itlerin ve tar�mda makinele�menin artmas� sayesinde b�y�k miktarlara ula��nca, soya sanayinin kurulmas� ve ticaretinin yayg�nla�mas� da gecikmemi�. �yle ki, daha 1944�de, yakla��k 400 milyon dolarl�k bir soya end�strisinin varl��� tespit edilmi�. 1936�da Chicago�da kurulan soya laboratuarlar� ve sanayi tesisleri, soya tar�m�n�n bug�nk� dev boyutlara ula�mas�n� sa�lam��.Son y�llarda 140-145 milyon ton seviyelerine ula�an soya �retimi i�inde ABD�nin pay� % 50 oran�nda olup, D�nya soya ticaretindeki ilk yerini korumaktad�r. Yine son 20-25 y�lda yapt�klar� b�y�k atakla 2. ve 3. s�ray� alan Brezilya ve Arjantin de soya ihracat�ndan �nemli miktarda paralar kazanma durumuna gelmi�lerdir. Oysa, bu iki �lkeyle hemen hemen ayn� d�nemlerde soyan�n fark�na vararak, projelerle �retimini yayg�nla�t�rmaya kalk��an �lkemizin elde etti�i sonu�, olduk�a �z�nt� verici bir tablo �izmektedir.

Türkiye'de Soya

�lkemize giri�i, 1. D�nya sava�� sonras�na rastlayan soyan�n, baz� kaynaklara g�re ilk kez, yeni kurulan Turhal �eker fabrikas�nda Almanlarla birlikte denenmesi ve o civarda yay�lmas�, �orum fasulyesi ad�yla tan�nmas�n� sa�lam�� ve daha sonra Karadeniz b�lgesinde yayg�nla�arak 10-12 bin tonluk seviyeye ula�an �retimi gelecek i�in �mit vaat eden bir durum sergileyince, Polonyal� Jakop firmas�na ihale edilen bir �al��mayla, Ordu ilinde S�merbank Soya Sanayi Tesisleri kurulmu�, ancak hi�bir zaman yeterli kapasiteyle �al��ma �ans� bulamayan fabrika, f�nd�k ve di�er ya�l� tohumlar�n i�lenmesi yoluyla as�l amac�n� a�an bir i�leve sahip olmu�tur.Karadeniz�de m�s�r ve fasulye kar��s�nda uygun bir pariteyle rekabet etme �ans� bulamay�nca soyan�n geli�mesi istenen seviyelerde olamam�� ve �retim 1970�li y�llar�n sonunda 2000 tona kadar d��m��. Zaten, ya�an�lan d�nemin estirdi�i r�zgarlar�n etkisiyle, baz� bilim adamlar�n�n siyasi tav�rlarla soyan�n �n�n� kesmek istemesi ve � Bizden g�zelim zeytinya��n� alan Amerika�n�n, k�t� soya ya��n� yine bizlere satmaya kalk��t���n� � �ne s�rerek engellemeye �al��malar� yeterince etkili olmu� ki, uzun y�llar boyunca soya ithalat� da, soya �retimi de yerinde saym�� veya gerilemi�.1973-74 y�llar�nda, �ukurova B�lgesinde yo�un Beyaz sinek zarar�ndan etkilenen pamuk �retimine alternatif olabilecek yeni �r�nler aran�rken, soyan�n 2. �r�n olarak �retimi g�ndeme gelince, Tar�m Bakanl��� bu konuya daha ciddi yakla��mlar getirmi� ve yurt d���ndan temin edilen birka� soya �e�idi . b�lge �ift�isine da��t�larak soya �retimine h�z verilmi�. Ancak, ba�lang��taki acil tedbirlerle yetinilen �al��malardan istenen sonu� al�namay�nca, daha kapsaml� bir hedef �izilerek; o d�nemde ortaya ��kan  bitkisel ya� a����n� kapatmak ve geli�en hayvanc�l���m�z�n yem ihtiyac�n� kar��lamak �zere Tar�m Bakanl���nca 1981 y�l�nda uygulamaya konulan, �lkesel 2. �r�n Ara�t�rma Yay�m  Projesi kapsam�nda y�r�rl��e giren projeler ve sa�lanan te�viklerle soya �retiminde k�sa s�rede �nemli art��lar elde edilmi�tir.

T�rkiye�de Soya �retiminin Geli�me Durumu

---------------------------------------------------------

Y�llar   Ekim Alan�    �retim     Verim

                  (Ha.)          (Ton)     (Kg/Da)

-------   ---------------   ---------   -----------

 1981          17000        15000       88.2

 1984          28000        60000     214.3

 1987        112000      250000     223.3

 1990          74000      162000     218.9

 1993          26750        63000     235.5

 1996          20499        50000     243.9

---------------------------------------------------------

Projeli �al��malar�n ilk 6-7 y�l�nda soya �retimi 15 bin tondan 250 bin tona ve ekim alan� da 17 bin ha.�dan 112 bin ha.�a ��km��t�r. K�sa s�rede soya �retiminde ya�anan 15-16 katl�k bir art��a kar��l�k,izleyen y�llarda ortaya ��kan �e�itli olumsuzluklar�n etkisiyle �retim ayn� h�zla ini� s�recine girmi�tir. �retimdeki ini� ��k��lara ra�men, proje s�resince verim de�erlerinin istikrarl� bir �ekilde art�� g�stermi� olmas�, s�k�nt�n�n verim d���kl���nden kaynaklanmad���n� belgelemektedir. Kald� ki;1. �r�n ekili�lerine g�re % 25-30 daha d���k verim veren 2. �r�n ekimlerinin a��rl�kl� oldu�u T�rkiye�de soya veriminin �nemli �retici �lkelerin bir�o�unun verim de�erlerinden daha iyi durumda olmas�, �ift�ilerimizin soya tar�m�n� arzulanana yak�n d�zeyde yapt���n� i�aret etmektedir. O halde, �retimdeki gerilemenin ger�ek sebepleri nelerdir? Projeli y�llar�n ba�lang�c�nda bir�ok kamu ve �zel sekt�r kurulu�u soya al�m� ve de�erlendirmesinde i�birli�i i�inde sorumluluk payla��rken, son d�nemde �ukobirlik d���nda ciddi bir al�c� kurumun kalmamas� ve bu kurumun da maddi imkans�zl�klar nedeniyle d���k fiyat a��klama ve sadece ortaklar�ndan soya al�m� yapma zorunlulu�u ile kar�� kar��ya kalmas� nedeniyle, �reticiler �r�n�n� satabilece�i sa�lam pazarlar bulma imkan�ndan mahrum bulunmakta ve soyadan ka�maktad�r.�lkemiz, 1998 y�l�nda, 101 milyon dolar� soya ya�� ve 79 milyon dolar� da soya tohumu ya da k�spesi olmak �zere toplam 180 milyon dolarl�k yani bug�nk� fiyatlarla yakla��k 120 trilyon liral�k soya �r�nleri ithalat� yapm��t�r ( Kaynak : Ya� San. Der.-1999). Oysa, bu topraklar soya �retimi i�in olduk�a uygundur ve y�llard�r kapat�lamayan ya� a����m�z� gidermek yan�nda, kanatl� hayvanlar yemine % 25 oran�nda kat�lmas� durumunda 500 000 tonluk k�spe ihtiyac�n� hele yerli �retimle kar��lamak �lke ekonomisine b�y�k oranl� katk�lar yapacakt�r. �stelik, Avrupa Birli�i uzmanlar�n�n GAP b�lgesine yapt�klar� teknik geziler sonras�nda, y�lda 15 milyon tonluk soya ithalat� yapan AB �lkeleri i�in, bu b�lgede �retilecek soya �r�n�n�n ABD�den al�nana g�re fiyat bak�m�ndan daha tercih edilebilir bulunaca��n� bildirmeleri, soya �retimine verilmesi gereken �nemin iyi bir g�stergesi olmaktad�r. T�rkiye i�in oldu�u kadar, �ukurova B�lgesi i�in de tam anlam�yla bir �vey evlat pozisyonuna itilmi� olan soyan�n tekrar ilgi g�rmesi ve 200�den fazla kullan�m alan�na girdi�i sanayisinin �lkemizde de geli�mesi i�in sanayicilerimizin gereken ilgiyi g�stermesi, ithalat yerine yerli �retimin tercih edilmesini sa�layacak fiyat dengesi yan�nda, ithalat� cazip olmaktan ��kar�c� tedbirlerin al�nmas� da pazarlama imkanlar�n� artt�racak ve bu durum �ift�inin soyay� yeniden tercih etmesini m�mk�n k�lacakt�r.Nitekim, ge�en y�l al�mlarda uygulanan prim sistemi �reticilerin dikkatini yine soyaya y�neltmi� ve tohumculuk a��s�ndan haz�rl�ks�z yakalan�lmas�na ra�men �ok yo�un bir soya ekme iste�i ortaya ��km��t�r. Bu y�l da, �ukobirlik�in a��klad��� 150 bin liral�k taban fiyat� ve 8-9 centlik prim uygulamas�yla 200 bin liray� a�an bir soya fiyat�na ula��laca�� anla��lm��t�r ki, m�s�ra kar�� 2.0-2.1 oran�nda bir parite d�zeyinin yakalanaca�� bu durumda, gelecek y�llar ad�na �ukurova �ift�isinin soyaya tekrar y�nelmesi s�rpriz olmayacakt�r. Buna bir de, de�i�ik sanayi tesislerinin soya al�m� yapmas� gibi bir geli�me de eklenecek olursa, ki Ad�yaman�da ilk soya entegre tesislerinin kurulmakta oldu�u yolunda baz� duyumlar kulaklara ula�makta ve ba�ta unu ve ya�� olmak �zere �e�itli soyal� �r�nlerin yerli �retim soyayla �retilmesi durumunda, ister ya� a����n�n kapat�lmas�, isterse hayvanc�l�k sekt�r�n�n ya da insan g�das� olarak kullan�m� olsun, soyadan beklentiler kolayca kar��lanm�� olabilecektir.

BU HABERLE �LG�L� D��ER GEL��MELER

Haber listemize �ye olup tar�m sekt�r�ndeki haberlere, geli�tirici herkese a��k tart��ma platfomlar�na kat�labilirsiniz.
.
Mail adresinizi sol a�a��ya yaz�n ve "Listeye Gir" butonuna t�klay�n.
Kar��n�za gelecek sayfadaki formu eksiksiz doldurun.

Powered by ListBot

SEKT�REL

>>
A. Nedim NAZLICAN /  Soyan�n Buruk Hikayesi
>>
Mehmet EREL (TAVA� A� Genel M�d�r�) / M�s�r Operasyonu
>> Muhammed D�NMEZ / �zdel ve Y�ntemler





ANA SAYFAYA D�N




A. Nedim NAZLICAN
Ziraat Yüksek Mühendisi

 

 

 

 
 
Copyright�1996-2000 Cine-Tar�m A.�. Her hakk� sakl�d�r. Cine-Tar�m A.�.'nin yaz�l� izni olmaks�z�n hi�bir yaz�l� ve g�rsel malzeme k�smen ya da b�t�n�yle kullan�lamaz.