|
SOYANIN BURUK H�KAYES�
Anavatan� �in ve Japonya gibi Uzakdo�u Asya �lkeleri olan Soya,
yakla��k 5000 y�l �ncesine kadar uzanan tar�m�yla,
o b�lge insan�n�n pirin�le birlikte en temel iki
besininden biri olagelmi�. Bug�n D�nya �zerinde
�retimi yap�lan en �nemli 6-7 bitkisel �r�nden
birisi olmas�na ra�men, soya 100 y�l �ncesine
kadar Uzakdou d���nda pek tan�nmayan bir �r�nd�.
20. y�zy�l�n soyan�n alt�n �a�� oldu�unu s�ylemek
fazla abartma olmasa gerek.�mparatorun, soya ekimlerinin
ba�lama t�renlerine kat�ld��� �in�de, insanlar�n
soyaya, �Tanr� bitkisi, kutsal bitki, do�unun
kemiksiz eti ya da �reyen alt�n� gibi isimler
vererek vazge�ilmezli�ini vurgulamalar� yan�nda,
bir �ok eski �in t�p kitab�nda soyan�n ila� olarak
karaci�er, mide ve b�brek rahats�zl�klar�nda kullan�ld���
ya da cilt g�zelli�i ve sa� parlakl��� amac�yla
tavsiye edildi�i biliniyorsa da, bat�l�lar�n bu
bitkiyle tan��mas� �ok ge� olmu�.1690�larda iki
y�l Japonya�da ya�ayan Alman botanik�i Kaempfer,
d�n���nde soyay� ilk kez Avrupa�ya g�t�ren ki�i
olmu�. 1740�da misyonerlerin yollad��� tohumlar
Paris botanik bah�esinde ekilmi�, �ngiltere�ye
ise 1790�da girmi�. ABD�deki soya �al��malar�
da ilk kez 1804�de ba�lamas�na ra�men, 1854�de
getirtilen Japon �e�itleriylebelli bir at�l�m
yap�lm�� ve 1898�de Tar�m Bakanl���n�n ilk ciddi
tan�t�m� ger�ekle�mi�. 1919-1924 y�llar�nda 8
eyalette birden ba�lat�lan soya ekimleri, �e�itlerin
ve tar�mda makinele�menin artmas� sayesinde b�y�k
miktarlara ula��nca, soya sanayinin kurulmas�
ve ticaretinin yayg�nla�mas� da gecikmemi�. �yle
ki, daha 1944�de, yakla��k 400 milyon dolarl�k
bir soya end�strisinin varl��� tespit edilmi�.
1936�da Chicago�da kurulan soya laboratuarlar�
ve sanayi tesisleri, soya tar�m�n�n bug�nk� dev
boyutlara ula�mas�n� sa�lam��. Son y�llarda
140-145 milyon ton seviyelerine ula�an soya �retimi
i�inde ABD�nin pay� % 50 oran�nda olup, D�nya
soya ticaretindeki ilk yerini korumaktad�r. Yine
son 20-25 y�lda yapt�klar� b�y�k atakla 2. ve
3. s�ray� alan Brezilya ve Arjantin de soya ihracat�ndan
�nemli miktarda paralar kazanma durumuna gelmi�lerdir.
Oysa, bu iki �lkeyle hemen hemen ayn� d�nemlerde
soyan�n fark�na vararak, projelerle �retimini
yayg�nla�t�rmaya kalk��an �lkemizin elde etti�i
sonu�, olduk�a �z�nt� verici bir tablo �izmektedir.
T�rkiye�de
Soya
�lkemize giri�i, 1. D�nya sava�� sonras�na rastlayan soyan�n,
baz� kaynaklara g�re ilk kez, yeni kurulan Turhal
�eker fabrikas�nda Almanlarla birlikte, pancarla
ekim n�betine girmek �zere denenmesi ve o civarda
yay�lmas�, �orum fasulyesi ad�yla tan�nmas�n�
sa�lam�� ve daha sonra Karadeniz b�lgesinde yayg�nla�arak
10-12 bin tonluk seviyeye ula�an �retimi gelecek
i�in �mit vaat eden bir durum sergileyince, Polonyal�
bir firmaya ihale edilen �al��mayla, Ordu ilinde
S�merbank Soya Sanayi Tesisleri kurulmu�, ancak
hi�bir zaman yeterli kapasiteyle �al��ma �ans�
bulamayan fabrika, f�nd�k ve di�er ya�l� tohumlar�n
i�lenmesi yoluyla as�l amac�n� a�an bir i�leve
sahip olmu�tur.Karadeniz�de m�s�r ve fasulye kar��s�nda
uygun bir pariteyle rekabet etme �ans� bulamay�nca
soyan�n geli�mesi istenen seviyelerde olamam��
ve �retim 1970�li y�llar�n sonunda 2000 tona kadar
d��m��. Zaten, ya�an�lan d�nemin estirdi�ir�zgarlar�n
etkisiyle, baz� bilim adamlar�n�n siyasi tav�rlarla
soyan�n �n�n� kesmek istemesi ve � Bizden g�zelim
zeytinya��n� alan Amerika�n�n, k�t� soya ya��n�
yine bizlere satmaya kalk��t���n� � �ne s�rerek
engellemeye �al��malar� yeterince etkili olmu�
ki, uzun y�llar boyunca soya ithalat� da, soya
�retimi de yerinde saym�� veya gerilemi�.1973-74
y�llar�nda, �ukurova B�lgesinde yo�un beyaz sinek
zarar�ndan etkilenen pamuk �retimine alternatif
olabilecek yeni �r�nler aran�rken, soyan�n 2.
�r�n olarak �retimi g�ndeme gelince, Tar�m Bakanl���
bu konuya daha ciddi yakla��mlar getirmi� ve yurt
d���ndan temin edilen birka� soya �e�idi .b�lge
�ift�isine da��t�larak soya �retimine h�z verilmi�.
Ancak, ba�lang��taki acil tedbirlerle yetinilen
�al��malardan istenen sonu� al�namay�nca, daha kapsaml� bir
hedef �izilerek; o d�nemde ortaya ��kan bitkisel
ya� a����n� kapatmak ve geli�en hayvanc�l���m�z�n
yem ihtiyac�n� kar��lamak �zere Tar�m Bakanl���nca
1981 y�l�nda uygulamaya konulan, �lkesel 2. �r�n
Ara�t�rma Yay�m> Projesi kapsam�nda y�r�rl��e
giren projeler ve sa�lanan te�viklerle soya �retiminde
k�sa s�rede �nemli art��lar elde edilmi�tir.
| T�rkiye'de Soya
�retiminin Geli�me Durumu |
| Y�llar |
Ekim Alan� (Ha) |
�retim (ton) |
Verim (Kg/Da) |
| 1981 |
17.000 |
15.000 |
|
| 1984 |
28.000 |
60.000 |
|
| 1987 |
112.000 |
250.000 |
|
| 1990 |
74.000 |
162.000 |
|
| 1993 |
26750 |
63.000 |
|
| 1996 |
20449 |
50.000 |
|
| 1998 |
23.000 |
60.000 |
|
Projeli �al��malar�n ilk 6-7 y�l�nda soya �retimi
15 bin tondan 250 bin tona ve ekim alan� da 17
bin ha.�dan 112 bin ha.�a ��km��t�r. K�sa s�rede
soya �retiminde ya�anan 15-16 katl�k bir art��a
kar��l�k, izleyen y�llarda ortaya ��kan
�e�itli olumsuzluklar�n etkisiyle �retim ayn�
h�zla ini� s�recine girmi�tir. �retimdeki ini�
��k��lara ra�men, proje s�resince verim de�erlerinin
istikrarl� bir �ekilde art�� g�stermi� olmas�,
s�k�nt�n�n verim d���kl���nden kaynaklanmad���n�
belgelemektedir. Kald� ki;1. �r�n ekili�lerine
g�re % 25-30 daha d���k verim veren 2. �r�n ekimlerinin
a��rl�kl� oldu�u T�rkiye�de soya veriminin �nemli
�retici �lkelerin bir�o�unun verim de�erlerinden
daha iyi durumda olmas�, �ift�ilerimizin soya
tar�m�n� arzulanana yak�n d�zeyde yapt���n� i�aret
etmektedir. O halde, �retimdeki gerilemenin ger�ek
sebepleri nelerdir? Projeli y�llar�n ba�lang�c�nda
bir�ok kamu ve �zel sekt�r kurulu�u soya al�m�
ve de�erlendirmesinde i�birli�i i�inde sorumluluk
payla��rken, son d�nemde �ukobirlik d���nda ciddi
bir al�c� kurumun kalmamas� ve bu kurumun da maddi
imkans�zl�klar nedeniyle d���k fiyat a��klama
ve sadece ortaklar�ndan soya al�m� yapma zorunlulu�u
ile kar�� kar��ya kalmas� nedeniyle, �reticiler
�r�n�n� satabilece�i sa�lam pazarlar bulma imkan�ndan
mahrum bulunmakta ve soyadan ka�maktad�r. �lkemiz,
1998 y�l�nda, 101 milyon dolar� soya ya�� ve 79
milyon dolar� da soya tohumu ya da k�spesi olmak
�zere toplam 180 milyon dolarl�k yani bug�nk�
fiyatlarla yakla��k 120 trilyon liral�k soya �r�nleri
ithalat� yapm��t�r ( Kaynak : Ya� Der.-1999).
Oysa, bu topraklar soya �retimi i�in olduk�a uygundur
ve y�llard�r kapat�lamayan ya� a����m�z� gidermek
yan�nda, kanatl� hayvanlar yemine % 25 oran�nda
kat�lmas� durumunda 500 000 tonluk k�spe ihtiyac�n�
hele yerli �retimle kar��lamak �lke ekonomisine
b�y�k oranl� katk�lar yapacakt�r. �stelik, Avrupa
Birli�i uzmanlar�n�n GAP b�lgesine yapt�klar�
teknik geziler sonras�nda, y�lda 15 milyon tonluk
soya ithalat� yapan AB �lkeleri i�in, bu b�lgede
�retilecek soya �r�n�n�n ABD�den al�nana g�re
fiyat bak�m�ndan daha tercih edilebilir bulunaca��n�
bildirmeleri, soya �retimine verilmesi gereken
�nemin iyi bir g�stergesi olmaktad�r.T�rkiye i�in
oldu�u kadar, �ukurova B�lgesi i�in de tam anlam�yla
bir �vey evlat pozisyonuna itilmi� olan soyan�n
tekrar ilgi g�rmesi ve 200�den fazla kullan�m
alan�na girdi�i sanayisinin �lkemizde de geli�mesi
i�in sanayicilerimizin gereken ilgiyi g�stermesi,
ithalat yerine yerli �retimin tercih edilmesini
sa�layacak fiyat dengesi yan�nda, ithalat� cazip
olmaktan ��kar�c� tedbirlerin al�nmas� da pazarlama
imkanlar�n� artt�racak ve bu durum �ift�inin soyay�
yeniden tercih etmesini m�mk�n k�lacakt�r.Nitekim,
ge�en y�l al�mlarda uygulanan prim sistemi �reticilerin
dikkatini yine soyaya y�neltmi� ve tohumculuk
a��s�ndan haz�rl�ks�z yakalan�lmas�na ra�men �ok
yo�un bir soya ekme iste�i ortaya ��km��t�r. Bu
y�l da, �ukobirlik�in a��klad��� 150 bin liral�k
taban fiyat� ve 8-9 centlik prim uygulamas�yla
200 bin liray� a�an bir soya fiyat�na ula��laca��
anla��lm��t�r ki, m�s�ra kar�� 2.0-2.1 oran�nda
bir parite d�zeyinin yakalanaca�� bu durumda,
gelecek y�llar ad�na �ukurova �ift�isinin soyaya
tekrar y�nelmesi s�rpriz olmayacakt�r. Buna bir
de, de�i�ik sanayi tesislerinin soya al�m� yapmas�
gibi bir geli�me de eklenecek olursa, ki Ad�yaman�da
ilk soya entegre tesislerinin kurulmakta oldu�u
yolunda baz� duyumlar kulaklara ula�makta ve ba�ta
unu ve ya�� olmak �zere �e�itli soyal� �r�nlerin
yerli �retim soyayla �retilmesi durumunda, ister
ya� a����n�n kapat�lmas�, isterse hayvanc�l�k
sekt�r�n�n ya da insan g�das� olarak kullan�m�
olsun, soyadan beklentiler kolayca kar��lanm��
olabilecektir.
Bir Soya
Masal�
Bir varm��, bir yokmu�. Evvel zaman i�inde,
g�n�m�zden 5 bin y�l kadar �nce, Man�urya denen
diyarda, Soya naml� bir bitki ya�arm��. Bu bitkinin
anavatan� �in ve Japonya gibi Uzakdo�u Asya �lkeleriymi�
ve o b�lge insan�n�n pirin�le birlikte en temel
iki besininden biri olarak tan�n�rm��. �inliler
i�in o kadar �nemli bir �r�nm�� ki; imparator
bile soya ekimlerinin ba�lama t�renlerine kat�l�rm��
ve insanlar soyaya, �Tanr� bitkisi, kutsal bitki,
do�unun kemiksiz eti ya da �reyen alt�n� gibi
isimler vererek vazge�ilmezli�ini vurgulamaktaym��lar.
D�nyan�n di�er k��elerindeki insanlar bu konudan
habersiz olsa da, �inliler ve Japonlar bir �ok
eski t�p kitab�na da yazd�klar� gibi, soyay� ila�
olarak karaci�er, mide ve b�brek rahats�zl�klar�nda
kullanm��lar ya da cilt g�zelli�i ve sa� parlakl���
amac�yla tavsiye etmi�ler. Binlerce y�l ayakta
uyuyan bat�l�lar�n bu bitkiyle tan��mas� ise ancak
18. y�zy�lda s�zkonusu olabilmi�. 1690�larda iki
y�l Japonya�da ya�ayan Kaempfer adl� bir Aman
botanik�i �lkesine d�n���nde soyay� ilk kez Avrupa�ya
g�t�ren ki�i olmu�. 1740�da misyonerlerin yollad���
tohumlar Paris botanik bah�esinde ekilmi�, �ngiltere�ye
ise 1790�da girmi�.ABD�deki soya �al��malar� da
ilk kez 1804�de ba�lamas�na ra�men, 1854�de getirtilen
Japon �e�itleriyle belli bir at�l�m yap�lm�� ve
1898�de Tar�m Bakanl���n�n ilk ciddi tan�t�m�
ger�ekle�mi�. 1919-1924 y�llar�nda 8 eyalette
birden ba�lat�lan soya ekimleri, �e�itlerin ve
tar�mda makinele�menin artmas� sayesinde b�y�k
miktarlara ula��nca, soya sanayinin kurulmas�
ve ticaretinin yayg�nla�mas� da gecikmemi�. �yle
ki, daha 1944�de, yakla��k 400 milyon dolarl�k
bir soya end�strisinin varl��� tespit edilmi�.
1936�da Chicago�da kurulan soya laboratuarlar�
ve sanayi tesisleri, soya tar�m�n�n bug�nk� dev
boyutlara ula�mas�n� sa�lam��.Son y�llarda 140-145
milyon ton seviyelerine ula�an soya �retimi i�inde
ABD�nin pay� % 50 oran�nda olup, D�nya soya ticaretindeki
ilk yerini korumaktad�r. Yine son 20-25 y�lda
yapt�klar� b�y�k atakla 2. ve 3. s�ray� alan Brezilya
ve Arjantin de soya ihracat�ndan �nemli miktarda
paralar kazanma durumuna gelmi�lerdir. Oysa, bu
iki �lkeyle hemen hemen ayn� d�nemlerde soyan�n
fark�na vararak, projelerle �retimini yayg�nla�t�rmaya
kalk��an �lkemizin elde etti�i sonu�, olduk�a
�z�nt� verici bir tablo �izmektedir.
Türkiye'de Soya
�lkemize giri�i, 1. D�nya sava�� sonras�na rastlayan
soyan�n, baz� kaynaklara g�re ilk kez, yeni kurulan
Turhal �eker fabrikas�nda Almanlarla birlikte
denenmesi ve o civarda yay�lmas�, �orum fasulyesi
ad�yla tan�nmas�n� sa�lam�� ve daha sonra Karadeniz
b�lgesinde yayg�nla�arak 10-12 bin tonluk seviyeye
ula�an �retimi gelecek i�in �mit vaat eden bir
durum sergileyince, Polonyal� Jakop firmas�na
ihale edilen bir �al��mayla, Ordu ilinde S�merbank
Soya Sanayi Tesisleri kurulmu�, ancak hi�bir zaman
yeterli kapasiteyle �al��ma �ans� bulamayan fabrika,
f�nd�k ve di�er ya�l� tohumlar�n i�lenmesi yoluyla
as�l amac�n� a�an bir i�leve sahip olmu�tur.Karadeniz�de
m�s�r ve fasulye kar��s�nda uygun bir pariteyle
rekabet etme �ans� bulamay�nca soyan�n geli�mesi
istenen seviyelerde olamam�� ve �retim 1970�li
y�llar�n sonunda 2000 tona kadar d��m��. Zaten,
ya�an�lan d�nemin estirdi�i r�zgarlar�n etkisiyle,
baz� bilim adamlar�n�n siyasi tav�rlarla soyan�n
�n�n� kesmek istemesi ve � Bizden g�zelim zeytinya��n�
alan Amerika�n�n, k�t� soya ya��n� yine bizlere
satmaya kalk��t���n� � �ne s�rerek engellemeye
�al��malar� yeterince etkili olmu� ki, uzun y�llar
boyunca soya ithalat� da, soya �retimi de yerinde
saym�� veya gerilemi�.1973-74 y�llar�nda, �ukurova
B�lgesinde yo�un Beyaz sinek zarar�ndan etkilenen
pamuk �retimine alternatif olabilecek yeni �r�nler
aran�rken, soyan�n 2. �r�n olarak �retimi g�ndeme
gelince, Tar�m Bakanl��� bu konuya daha ciddi
yakla��mlar getirmi� ve yurt d���ndan temin edilen
birka� soya �e�idi . b�lge �ift�isine da��t�larak
soya �retimine h�z verilmi�. Ancak, ba�lang��taki
acil tedbirlerle yetinilen �al��malardan istenen
sonu� al�namay�nca, daha kapsaml� bir hedef �izilerek;
o d�nemde ortaya ��kan
bitkisel ya� a����n� kapatmak ve geli�en
hayvanc�l���m�z�n yem ihtiyac�n� kar��lamak �zere
Tar�m Bakanl���nca 1981 y�l�nda uygulamaya konulan,
�lkesel 2. �r�n Ara�t�rma Yay�m
Projesi kapsam�nda y�r�rl��e giren projeler
ve sa�lanan te�viklerle soya �retiminde k�sa s�rede
�nemli art��lar elde edilmi�tir.
T�rkiye�de Soya �retiminin Geli�me Durumu
---------------------------------------------------------
Y�llar Ekim
Alan�
�retim
Verim
(Ha.)
(Ton)
(Kg/Da)
------- ---------------
---------
-----------
1981
17000 15000
88.2
1984
28000 60000
214.3
1987
112000 250000
223.3
1990
74000 162000
218.9
1993
26750 63000
235.5
1996
20499 50000
243.9
---------------------------------------------------------
Projeli �al��malar�n ilk 6-7 y�l�nda soya �retimi
15 bin tondan 250 bin tona ve ekim alan� da 17
bin ha.�dan 112 bin ha.�a ��km��t�r. K�sa s�rede
soya �retiminde ya�anan 15-16 katl�k bir art��a
kar��l�k,izleyen y�llarda ortaya ��kan �e�itli
olumsuzluklar�n etkisiyle �retim ayn� h�zla ini�
s�recine girmi�tir. �retimdeki ini� ��k��lara
ra�men, proje s�resince verim de�erlerinin istikrarl�
bir �ekilde art�� g�stermi� olmas�, s�k�nt�n�n
verim d���kl���nden kaynaklanmad���n� belgelemektedir.
Kald� ki;1. �r�n ekili�lerine g�re % 25-30 daha
d���k verim veren 2. �r�n ekimlerinin a��rl�kl�
oldu�u T�rkiye�de soya veriminin �nemli �retici
�lkelerin bir�o�unun verim de�erlerinden daha
iyi durumda olmas�, �ift�ilerimizin soya tar�m�n�
arzulanana yak�n d�zeyde yapt���n� i�aret etmektedir.
O halde, �retimdeki gerilemenin ger�ek sebepleri
nelerdir? Projeli y�llar�n ba�lang�c�nda bir�ok
kamu ve �zel sekt�r kurulu�u soya al�m� ve de�erlendirmesinde
i�birli�i i�inde sorumluluk payla��rken, son d�nemde
�ukobirlik d���nda ciddi bir al�c� kurumun kalmamas�
ve bu kurumun da maddi imkans�zl�klar nedeniyle
d���k fiyat a��klama ve sadece ortaklar�ndan soya
al�m� yapma zorunlulu�u ile kar�� kar��ya kalmas�
nedeniyle, �reticiler �r�n�n� satabilece�i sa�lam
pazarlar bulma imkan�ndan mahrum bulunmakta ve
soyadan ka�maktad�r.�lkemiz, 1998 y�l�nda, 101
milyon dolar� soya ya�� ve 79 milyon dolar� da
soya tohumu ya da k�spesi olmak �zere toplam 180
milyon dolarl�k yani bug�nk� fiyatlarla yakla��k
120 trilyon liral�k soya �r�nleri ithalat� yapm��t�r
( Kaynak : Ya� San. Der.-1999). Oysa, bu topraklar
soya �retimi i�in olduk�a uygundur ve y�llard�r
kapat�lamayan ya� a����m�z� gidermek yan�nda,
kanatl� hayvanlar yemine % 25 oran�nda kat�lmas�
durumunda 500 000 tonluk k�spe ihtiyac�n� hele
yerli �retimle kar��lamak �lke ekonomisine b�y�k
oranl� katk�lar yapacakt�r. �stelik, Avrupa Birli�i
uzmanlar�n�n GAP b�lgesine yapt�klar� teknik geziler
sonras�nda, y�lda 15 milyon tonluk soya ithalat�
yapan AB �lkeleri i�in, bu b�lgede �retilecek
soya �r�n�n�n ABD�den al�nana g�re fiyat bak�m�ndan
daha tercih edilebilir bulunaca��n� bildirmeleri,
soya �retimine verilmesi gereken �nemin iyi bir
g�stergesi olmaktad�r. T�rkiye i�in oldu�u kadar,
�ukurova B�lgesi i�in de tam anlam�yla bir �vey
evlat pozisyonuna itilmi� olan soyan�n tekrar
ilgi g�rmesi ve 200�den fazla kullan�m alan�na
girdi�i sanayisinin �lkemizde de geli�mesi i�in
sanayicilerimizin gereken ilgiyi g�stermesi, ithalat
yerine yerli �retimin tercih edilmesini sa�layacak
fiyat dengesi yan�nda, ithalat� cazip olmaktan
��kar�c� tedbirlerin al�nmas� da pazarlama imkanlar�n�
artt�racak ve bu durum �ift�inin soyay� yeniden
tercih etmesini m�mk�n k�lacakt�r.Nitekim, ge�en
y�l al�mlarda uygulanan prim sistemi �reticilerin
dikkatini yine soyaya y�neltmi� ve tohumculuk
a��s�ndan haz�rl�ks�z yakalan�lmas�na ra�men �ok
yo�un bir soya ekme iste�i ortaya ��km��t�r. Bu
y�l da, �ukobirlik�in a��klad��� 150 bin liral�k
taban fiyat� ve 8-9 centlik prim uygulamas�yla
200 bin liray� a�an bir soya fiyat�na ula��laca��
anla��lm��t�r ki, m�s�ra kar�� 2.0-2.1 oran�nda
bir parite d�zeyinin yakalanaca�� bu durumda,
gelecek y�llar ad�na �ukurova �ift�isinin soyaya
tekrar y�nelmesi s�rpriz olmayacakt�r. Buna bir
de, de�i�ik sanayi tesislerinin soya al�m� yapmas�
gibi bir geli�me de eklenecek olursa, ki Ad�yaman�da
ilk soya entegre tesislerinin kurulmakta oldu�u
yolunda baz� duyumlar kulaklara ula�makta ve ba�ta
unu ve ya�� olmak �zere �e�itli soyal� �r�nlerin
yerli �retim soyayla �retilmesi durumunda, ister
ya� a����n�n kapat�lmas�, isterse hayvanc�l�k
sekt�r�n�n ya da insan g�das� olarak kullan�m�
olsun, soyadan beklentiler kolayca kar��lanm��
olabilecektir.
BU HABERLE �LG�L� D��ER
GEL��MELER
Haber
listemize �ye olup tar�m sekt�r�ndeki haberlere,
geli�tirici herkese a��k tart��ma platfomlar�na
kat�labilirsiniz.
.
|
Mail
adresinizi sol a�a��ya yaz�n ve "Listeye
Gir" butonuna t�klay�n. |
|
Kar��n�za
gelecek sayfadaki formu eksiksiz doldurun. |
|
SEKT�REL
>>
A.
Nedim NAZLICAN / Soyan�n Buruk Hikayesi
>>
Mehmet
EREL (TAVA� A� Genel M�d�r�) / M�s�r Operasyonu
>>
Muhammed D�NMEZ / �zdel ve Y�ntemler

ANA
SAYFAYA D�N

A.
Nedim NAZLICAN
Ziraat Yüksek Mühendisi
|